Sessizce sosyoloji acemiliği..

Sessizce sosyoloji acemiliği..

Sessizce sosyoloji acemiliği yapabileceğiniz en yetenekli canlı türlerinden bahsediyorum. Yani tam da fotografladığınız renklerin gerisinde, duygusal hafızasını gereğinden fazla küçümsemiş, tahmini sorumluluklarından sürekli yakınmış ve evreni sırf bu yüzden bile paylaşmayı hala başaramamış örneklerinden etrafınızda fazlasıyla görmeniz mümkün. Belki tanık olduğunuz kadarıyla sahip çıkabileceğiniz acelenizi anlamamı bekleyebilirsiniz. Ya da en başta okuma alışkanlığınıza atıfta bulunarak küresel bir kültür polemiğiyle yüzleşmeyi de seçebilirdiniz, ama doğrusal(!) olarak bölmeyi akıl ettiğiniz şekliyle anlamayı denemediğiniz yüz yıllarınız(yy) olduğu sürece hiçbir anayasa kuramcısı ‘gunah’larınızı çıkarmanız için yeterli kudrete sahip olmayacaktır. Biraz(!) somutlaştırmak gerekirse, fransız devrimiyle hatırlanabilecek her bir ezber ifadenin aksine şimdiki zamanın kuşkusuz en iyimser yerleşik yaşama formlarında dahi ‘zengin’, daha ‘zengin’, daha da ‘zengin’, ultra ‘zengin’ gibi tanımlamaların yerini daha kolay ve çabuk hayal edilebilir hevesler almıştır. Amacına her ne kadar sadık kalabilmiş örnekleri konuya dahil edilebilirse de, günümüz kalıtsal(!)(miras) bencilliğinde iktisat ve türevlerine mutlaka bulaşmak durumunda kalmış ya da şans eseri(!) bunu farketmemiş olabilir.

Daha öncesinde mülk ile ilgili nitelik ve nicelik hesaplarının yapılmasıyla eş zamanlı bir bilim karmaşası kolaylıkla farkedilebilirdi belki. Değer eşleştirmeleriyle birbirine üstünlük ve takas anlayışından sıkılan ‘sahip’ kişi, yalnızca yer çekiminden etkilenmediğini kanıtlamak için bunca uzay hikayesine ve zahmetine kapılamazdı mesela. Özünde elma(!) da, diğer tüm bitkisel alem akranları gibi, sebep olacağı bu ilişkisel borç ve emek yobazlığını bilerek dalından düşmeyi göze alamayacak kadar masumdu.

Yani geçiş süreçleri düşünüldüğünde tarihin sıkıcı(!) kronolojisi içinde suçlu aranması size cazip gelebilir. Batının öz (ve çağdaş(!)) kaynaklarınca kalkıştığı ‘kalite’ arayışına çoktan uyum göstermiş olabilirsiniz. Ama tarihe geçmek gibi bir eylem için şansınızı çoktan kaybettiğinize yönelik karamsarlığınızı takdir etmeliyim. Hiçbir güncel olay ile ilgili kült beklentiler beslemeyen tavrınızla ideal toplumsal yönelimler peşinde koşabilmeyi çok iyi öğrenmişsiniz. Ve biraz müfredatınıza, öğretilerinize saygıdan, biraz da kendi cahilliklerimden korkarak yazıyorum;

Sadece söz konusu suni bilimlerin temelinde yer alan karşılığıyla bile birbirine benzemek zorunda olan toplumların başarı öykülerini dinlemekte ısrarcı olabilirsiniz. Karşınıza çıkacak ilk ironi alıntısına aldanmayın. Gerisi sizin için daha kolay ve kabul edilebilir olacaktır.